Bütün olay bir döngüden ibaret: Bir hikaye anlat -> Kendi kitleni oluştur -> Harekete liderlik et -> Değişimi Sağla

Artık hikayesi olan markalara ilgi duyuyoruz. “Underdog” diye tabir edilen, zor koşullarda gelişip zirveye tırmanan isimlerin hikayelerine bağlanmaya eğilimliyiz: Steve Jobs ve Elon Musk gibi.

Bu bir süreç.

Game of Thrones’un finalinde Tyrion çok önemli bir şey söylemişti: “Dünyada hiçbir şey iyi bir hikâyeden daha kuvvetli değil. Hiçbir rakip durduramaz ve yok edemez.”

Daha mikro açıdan baktığımızda bunu kendi işimize nasıl uyarlayabiliriz?

İşte içerik pazarlamanın en kıymetli hedeflerinden biri bu: Sadık bir kitle oluşturmak için güzel bir temel: bir hikaye, bir başlangıç, bir icat, adını siz koyun.

Steve Jobs ve Elon Musk marka iletişimlerini Seth Godin gönderilerini beğenerek gerçekleştirmediler fakat bu değerlere kendiliğinden sahiptiler. Bu iki ismin hikayesini neredeyse gün gün biliyoruz.

Fakat kendi alanlarında otorite kurduktan sonra kendi marka toplumlarını yaratmaya başladılar. Artık Apple Steve Jobs’tan büyük, Elon Musk ise gerçek yaşamda Iron Man gibi yaşama lüksüne sahip. Firmaların takipçileri bu sohbete dahil olduktan sonra bayrağı markanın yaratıcılarından alıp başka bir yere götürdüler.

Content Marketing yaklaşımı da bunu sağlamanız için size gerekli araçları sağlayan bir yöntem.

Leave a Reply